Reklam

HD Söyleşi | MSM Global Lojistik CEO’su Murat Özdamar ile Türkiye–Afrika Hattı ve Lojistiğin Değişen Yapısı

6 Eylül 2026

MSM Global Lojistik, Türkiye merkezli uluslararası lojistik operasyonlarını Avrupa, Orta Doğu ve Afrika başta olmak üzere geniş bir coğrafyada sürdürüyor. Şirketin özellikle Senegal’de oluşturduğu yapılanma ise Türkiye ile Batı Afrika arasındaki ticaretin lojistik tarafında dikkat çeken başlıklardan biri. HD Söyleşi’de MSM Global Lojistik CEO’su Murat Özdamar ile şirketin büyüme yaklaşımını, Senegal tercihinin arkasındaki nedenleri, Türk şirketlerinin Afrika pazarında karşılaştığı lojistik sorunları ve sektörün geleceğini konuştuk.

MSM Global Lojistik, kurumsal internet sitesinde 20 yılı aşkın sektör deneyimine dayanan bir yapıdan söz ediyor. Şirket; havayolu, denizyolu, karayolu ve entegre lojistik çözümleri sunarken, ana sayfasındaki güncel verilere göre 123 ülkede hizmet ağına ulaştığını ve 5.700’ün üzerinde sevkiyat gerçekleştirdiğini belirtiyor.

Şirketin büyüme stratejisindeki dikkat çekici alanlardan biri ise Afrika. MSM Global Lojistik’in kendi yayınlarında Senegal’deki yapılanmasının İstanbul–Dakar taşımalarının yanı sıra Batı Afrika içlerine ulaşan operasyonlarda da kullanıldığı belirtiliyor.

“Lojistik sadece bir yükü taşımak değil, müşterinin ticaretini sürdürebilmesini sağlamak”

MSM Global Lojistik bugün nasıl bir şirket ve kendinizi klasik bir nakliye şirketinden hangi noktada ayırıyorsunuz?

Lojistik sektöründe uzun yıllardır edindiğimiz tecrübenin bize öğrettiği en önemli konulardan biri, müşterinin aslında yalnızca bir taşıma hizmeti satın almadığıdır.

Bir ihracatçı için yükün zamanında çıkması, doğru güzergâhın seçilmesi, gümrük süreçlerinin yönetilmesi, hedef ülkede karşılanması ve son noktaya ulaştırılması ticaretin tamamını etkileyen bir süreç.

Bu nedenle MSM Global Lojistik’i sadece yükü A noktasından B noktasına taşıyan bir firma olarak konumlandırmıyoruz. Müşterinin tedarik zincirinin bir bölümünü yöneten ve ortaya çıkabilecek sorunları önceden görmeye çalışan bir çözüm ortağı olmak istiyoruz.

Bu yaklaşım şirketin kurumsal anlatımındaki “lojistiğin iş süreçlerinin devamlılığını sağlayan stratejik bir değer olduğu” yaklaşımıyla da örtüşüyor.

Bugün şirketiniz 123 ülkede hizmet verdiğini belirtiyor. Böylesine geniş bir operasyon ağı nasıl yönetiliyor?

Uluslararası lojistikte bütün ülkelerde kendi fiziksel yapınızı kurmanız mümkün değil. Burada doğru acente ve iş ortaklığı ağını oluşturmak büyük önem taşıyor.

Bizim için esas mesele yalnızca çok sayıda ülkeye yük gönderebilmek değil; gönderdiğimiz yükün o ülkedeki sürecini de yönetebilmek.

Dolayısıyla güçlü yerel partnerler, doğru bilgi akışı ve operasyonun uçtan uca takip edilmesi gerekiyor.

Uluslararası lojistikte ağınızın büyüklüğü önemli ama bence asıl değer, o ağın gerektiği anda ne kadar etkin çalışabildiğidir.

MSM Global Lojistik’in Afrika’da özellikle Senegal’e yönelmesinin nedeni neydi?

Afrika uzun vadede ticaret hacmi ve büyüme potansiyeli açısından önemli bir pazar. Ancak Afrika’yı tek bir pazar gibi değerlendirmek doğru değil. Her ülkenin ticaret yapısı, mevzuatı, limanları ve operasyon koşulları birbirinden farklı.

Senegal’i değerlendirirken yalnızca kendi iç pazarına bakmadık. Dakar’ın Batı Afrika açısından sahip olduğu konum ve çevre ülkelere erişim imkânı bizim için önemliydi.

Türkiye ile bölge arasındaki ticaretin gelişme potansiyelini de dikkate aldığımızda Senegal’de yerel bir yapı oluşturmanın önemli olduğunu düşündük.

Çünkü Afrika operasyonlarında yalnızca Türkiye tarafından süreci yönetmek çoğu zaman yeterli değil. Yük hedef ülkeye ulaştıktan sonraki süreç de en az çıkış operasyonu kadar önemli.

MSM’nin kendi içeriklerinde de Senegal yapılanması; İstanbul–Dakar konteyner taşımaları, FCL/LCL operasyonları, gümrükleme ve Batı Afrika içlerine dağıtım açısından öne çıkarılıyor.

Senegal’de yerel olarak bulunmak bir Türk ihracatçısına somut olarak ne kazandırıyor?

En önemli avantajlardan biri sahadaki belirsizliği azaltmak.

Türkiye’den ihracat yapan bir şirket ürünü limana teslim ettiğinde işin bittiğini düşünebilir. Oysa hedef ülkedeki liman operasyonu, gümrük işlemleri, evrak süreçleri, yerel taşıma ve nihai teslimat ayrı ayrı yönetilmesi gereken aşamalar.

Yerel yapının avantajı bu süreçlerde hızlı müdahale edebilmek.

Bir problem çıktığında farklı ülkelerdeki kişiler arasında uzun bir iletişim zinciri oluşturmak yerine sahadaki ekip veya partnerlerle doğrudan hareket edebilmek çok önemli.

Afrika pazarında lojistik hizmetinin önemli bir kısmını bu yerel bilgi oluşturuyor.

“Afrika tek bir pazar değil”

Türk şirketlerinin Afrika’ya açılırken lojistik konusunda en sık yaptığı hata sizce nedir?

Bence en önemli hatalardan biri Afrika’yı homojen bir pazar olarak değerlendirmek.

“Ürünü Afrika’ya göndereceğiz” demek operasyonel açıdan yeterli bir tanım değil. Senegal’e yapılacak sevkiyat ile başka bir Afrika ülkesine yapılacak sevkiyatın şartları aynı olmayabilir.

Liman yapısı, gümrük mevzuatı, transit süre, nihai teslimat noktası ve yerel taşıma imkânları farklılaşıyor.

İhracatçıların yalnızca navlun fiyatına değil, toplam operasyon maliyetine bakması gerektiğini düşünüyorum.

Çok ucuz görünen bir taşıma modeli; liman beklemesi, yanlış evrak, demuraj, detention veya iç nakliye problemleri nedeniyle sonuçta daha pahalı hale gelebilir.

Bu durumda lojistik şirketini seçerken yalnızca navlun fiyatına bakmak yanlış mı?

Kesinlikle toplam maliyeti değerlendirmek gerekir.

Navlun önemli ama lojistik maliyetinin yalnızca bir parçasıdır.

Transit süre, bekleme, depolama, gümrük, teslimat ve olası gecikmeler de şirketin maliyetine yansır. Özellikle uluslararası ticarette birkaç günlük gecikmenin üretim veya müşteri teslimatı üzerinde çok daha büyük bir ekonomik etkisi olabilir.

Bu nedenle biz müşteriye sadece “taşıma fiyatı” sunmak yerine mümkün olduğunca operasyonun tamamına bakmaya çalışıyoruz.

MSM’nin denizyolu yaklaşımında da FCL, LCL, proje yükleri ve multimodal çözümlerin yükün hacim, süre ve maliyet özelliklerine göre birlikte değerlendirilmesi öne çıkıyor.

Denizyolu ve havayolunda hangi alanların önümüzdeki dönemde daha fazla büyümesini bekliyorsunuz?

İki taşıma modunun kullanım amacı farklı.

Büyük hacimli ve zaman açısından daha esnek yüklerde denizyolu önemini koruyacaktır. Özellikle uluslararası ticarette konteyner taşımacılığının alternatifi kolay oluşmuyor.

Havayolunda ise zaman kritik, yüksek değerli, hassas veya üretimin devamlılığı açısından önemli yüklerde talebin devam edeceğini düşünüyorum.

Asıl gelişmenin taşıma modlarının birbirinden bağımsız kullanılmasından ziyade, müşterinin ihtiyacına göre entegre edilmesinde olacağını düşünüyoruz.

Yani geleceğin lojistiği “deniz mi, hava mı?” sorusundan çok, hangi yük için hangi kombinasyon en verimli? sorusuna cevap verecek.

Şirketin hizmet yapısında havayolunda ekspres, soğuk zincir ve hassas yükler; denizyolunda ise FCL, LCL, proje kargo ve multimodal taşımacılık öne çıkıyor.

“Müşteri yükünün nerede olduğunu bilmek istiyor”

Dijitalleşme lojistik sektörünü gerçekten değiştirdi mi, yoksa hâlâ insan ilişkilerinin ağırlıklı olduğu bir sektör mü?

İkisi birbirinin alternatifi değil.

Lojistik hâlâ ciddi anlamda insan koordinasyonu gerektiren bir sektör. Bir uçuş iptal olduğunda, limanda problem yaşandığında veya bir evrak sorunu çıktığında yalnızca yazılımla çözüm üretmeniz mümkün olmayabiliyor.

Ancak dijitalleşme müşterinin beklentisini ciddi biçimde değiştirdi.

Müşteri artık yükünün nerede olduğunu, ne zaman ulaşacağını ve süreçte bir problem olup olmadığını daha hızlı görmek istiyor.

Biz de teknolojiyi operasyonel görünürlüğü artırmak, bilgi akışını hızlandırmak ve sorunlara daha erken müdahale etmek açısından değerlendiriyoruz.

MSM’nin kurumsal yaklaşımında da takip, şeffaflık, süreçlerin ölçülebilir hale getirilmesi ve dijitalleşme temel başlıklar arasında yer alıyor.

Sürdürülebilirlik lojistik şirketlerinin sık kullandığı kavramlardan biri haline geldi. MSM açısından bunun operasyonel karşılığı nedir?

Sürdürülebilirliği yalnızca kurumsal bir söylem olarak görmek doğru değil.

Lojistikte doğru rotanın oluşturulması, gereksiz kilometrenin azaltılması, yüklerin konsolide edilmesi, doğru taşıma modunun tercih edilmesi gibi operasyonel kararların hem maliyet hem de çevresel etkisi var.

Dolayısıyla verimlilik ile sürdürülebilirlik çoğu zaman aynı noktada buluşuyor.

Önümüzdeki yıllarda müşterilerin lojistik tedarikçilerinden yalnızca fiyat ve transit süre değil, çevresel etki konusunda da daha fazla veri talep edeceğini düşünüyorum.

MSM’nin sürdürülebilirlik politikasında karbon ayak izinin azaltılması, kaynak verimliliği, taşıma modu optimizasyonu ve süreçlerin dijitalleştirilmesi hedefleri yer alıyor.

“Senegal’i yalnızca bir varış noktası olarak görmüyoruz”

Senegal yapılanmasının önümüzdeki dönemde Batı Afrika için daha geniş bir bölgesel merkeze dönüşmesi gündeminizde mi?

Senegal’i yalnızca Türkiye’den yük gönderdiğimiz bir varış noktası olarak değerlendirmiyoruz.

Orada oluşturduğumuz tecrübenin ve bağlantıların zaman içerisinde Batı Afrika’daki operasyonlarımızı geliştirmesi bizim açımızdan önemli.

Ancak uluslararası büyümede hızlı genişlemekten çok sürdürülebilir genişlemenin doğru olduğuna inanıyoruz.

Önce belirli hatlarda güçlü bir operasyon oluşturmak, müşteri portföyünü geliştirmek ve yerel ağı sağlamlaştırmak gerekiyor. Daha sonra bu yapıyı çevre pazarlara taşıyabilirsiniz.

Dolayısıyla Batı Afrika bizim için önümüzdeki dönemde üzerinde çalışmaya devam edeceğimiz bölgelerden biri.

MSM Global Lojistik’i beş yıl sonra nerede görmek istiyorsunuz?

Hedefimiz yalnızca daha fazla sevkiyat yapan veya daha fazla ülkede çalışan bir şirket olmak değil.

Uluslararası pazarda belirli bölgelerde güçlü, müşterisinin operasyonunu anlayan ve uzun vadeli iş ortaklıkları oluşturabilen bir lojistik markası olmak istiyoruz.

Özellikle Afrika gibi gelişmekte olan pazarlarda yerel operasyon kabiliyetimizi geliştirmek, teknolojiyi daha etkin kullanmak ve hizmet verdiğimiz müşterilerin uluslararası büyümesine katkı sağlamak istiyoruz.

Bence lojistik sektöründe kalıcı olmanın yolu yalnızca büyümekten değil, büyürken hizmet standardınızı koruyabilmekten geçiyor.


Türkiye’den Batı Afrika’ya uzanan lojistik ağı

MSM Global Lojistik’in büyüme yaklaşımında Senegal, sıradan bir dış hat olmaktan daha farklı bir konumda duruyor. Şirketin kendi yayınlarında Senegal’deki yapılanmanın yalnızca Dakar teslimatları için değil, Batı Afrika’ya yönelik gümrükleme ve dağıtım operasyonlarında da kullanıldığı belirtiliyor.

MSM Global Lojistik’in önündeki temel sınav ise birçok uluslararası lojistik şirketinin karşı karşıya olduğu meseleyle aynı: operasyon ağı büyürken yerel uzmanlık, hizmet kalitesi ve müşteriyle doğrudan iletişim standardını koruyabilmek.

HD Söyleşi
Konuk: Murat Özdamar
Görevi: CEO
Şirket: MSM Global Lojistik
Faaliyet alanı: Uluslararası lojistik ve taşımacılık
Öne çıkan operasyon bölgesi: Türkiye – Senegal – Batı Afrika
Web: msmgl.com.tr

Reklam
Haber Gönder