Reklam

Güray Ürkmez: “Soğutma sistemlerinde ürünü değil, çalışacağı şartları tasarlamak gerekiyor”

17 Eylül 2026

1987 yılında aile şirketi olarak faaliyetlerine başlayan Termodizayn, bugün endüstriyel soğutma sistemleri ve buz makinelerini farklı coğrafyalara ihraç eden yerli üreticilerden biri. Şirketin özellikle yüksek sıcaklık ve tropikal iklim koşullarına yönelik geliştirdiği sistemler, Afrika ve Orta Doğu pazarlarındaki büyüme stratejisinin de önemli bir parçasını oluşturuyor. HD Söyleşi’de Termodizayn CEO’su Güray Ürkmez ile yaklaşık 40 yıllık üretim tecrübesini, ihracatı, Afrika pazarını ve soğutma sektörünün geleceğini konuştuk.

Termodizayn’ın geçmişi 1987’ye uzanıyor. Şirket 2000 yılında Termodizayn markası altında kurumsal yapıya geçtiğini; bugün 5.000 metrekare kapalı alanda soğutma sistemleri imalatı, montajı ve servis faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtiyor. Ürünlerini Avrupa, Asya, Afrika ve Arap ülkelerine ulaştıran şirketin ürün gamında endüstriyel soğutma sistemlerinden buz makinelerine, mobil ve konteyner tipi çözümlere kadar farklı sistemler bulunuyor.

“1987’den bugüne değişmeyen şey üretimin merkezde olması”

Termodizayn’ın hikâyesi yaklaşık 40 yıl önce başlıyor. 1987’den bugüne şirket açısından en büyük değişim ne oldu?

Başlangıçta aile şirketi yapısında faaliyet gösteren bir işletmeden, kendi ürünlerini geliştiren ve farklı ülkelere ihraç eden bir üretim yapısına ulaştık.

2000 yılı bizim için kurumsallaşma açısından önemli bir dönüm noktasıydı. Ancak geçen yıllar içerisinde yalnızca şirket yapımız değişmedi; soğutma teknolojileri, müşteri ihtiyaçları ve faaliyet gösterdiğimiz coğrafya da ciddi biçimde değişti.

Reklam

Bugün artık bir sistemi yalnızca Türkiye’deki şartlara göre tasarlamıyoruz. Ürünün Afrika’da, Orta Doğu’da veya başka bir coğrafyada hangi sıcaklıkta, hangi altyapıyla ve hangi çalışma koşullarında kullanılacağını da hesaba katıyoruz.

Değişmeyen temel nokta ise üretim ve mühendisliğin işimizin merkezinde kalması oldu.

Termodizayn, kurumsal profilinde 1987’de başlayan faaliyetlerinin 2000’de kurumsal yapıya dönüştüğünü ve zaman içinde ihracat yapabilir üretim kapasitesine ulaştığını belirtiyor.


CEO mesajınızda özellikle “teknolojiyi uygulamak” yerine yeni çözümler geliştirmeye vurgu yapıyorsunuz. Bir üretici için Ar-Ge sizce nerede başlıyor?

Ar-Ge’yi yalnızca laboratuvar ortamında yeni bir ürün geliştirmek şeklinde görmüyorum.

Bazen müşterinin sahada yaşadığı bir problem, yeni bir ürünün veya yeni bir tasarımın başlangıcı olabiliyor. Bir makine farklı iklim koşullarında çalışacaksa standart bir çözümü alıp oraya göndermek her zaman yeterli değil.

Bizim için önemli olan kullanıcının gerçek ihtiyacını anlamak ve o ihtiyaca uygun mühendislik çözümü geliştirmek.

Müşterilerimizden, saha ziyaretlerinden ve uluslararası faaliyetlerden aldığımız geri bildirimleri bu nedenle önemli görüyoruz. Ürün geliştirme sürecinin önemli bir kısmını gerçek çalışma şartlarından gelen bilgiler oluşturuyor.

Ürkmez’in şirket sitesindeki CEO mesajında müşteri ve saha geri bildirimlerinin ürün geliştirmede kullanıldığı belirtilirken, Termodizayn da Ar-Ge yaklaşımında teknolojiyi yalnızca uygulamak yerine geliştirmeye odaklandığını ifade ediyor.

“Afrika’da katalog değerinden çok saha şartı konuşuyor”

Termodizayn’ın anlatımında “tropikal iklim şartları” özellikle öne çıkıyor. Neden bu konu sizin için bu kadar önemli?

Soğutma sistemi açısından dış ortam sıcaklığı doğrudan çalışma performansını etkileyen unsurlardan biri.

Bir cihazın standart iklim koşullarında gösterdiği performansla çok yüksek dış ortam sıcaklıklarındaki performansı aynı olmayabilir. Özellikle Afrika, Orta Doğu ve benzeri sıcak bölgelerde cihazın tasarımında bu şartları baştan dikkate almak gerekiyor.

Dolayısıyla katalog üzerinde belirli bir kapasiteye ulaşmak tek başına yeterli değil. Ürünün gerçek saha şartlarında da bu performansı sürdürebilmesi gerekiyor.

Termodizayn olarak sıcak ve tropikal iklimlere yönelik geliştirdiğimiz sistemlerde edindiğimiz tecrübeyi önemli bir mühendislik alanı olarak görüyoruz.

Şirket hem kurumsal profilinde hem de ürün bilgilerinde tropikal şartlarda çalışabilecek sistemlerin geliştirilmesini özellikle öne çıkarıyor. Örneğin yaprak buz makinelerinin farklı modellerinde standart şartların yanı sıra tropikal çalışma koşullarına uygunluk belirtiliyor.


Son dönemde Afrika’da oldukça yoğun bir çalışma yürütüyorsunuz. Etiyopya, Fas, Tanzanya ve Gine’de gerçekleştirilen temasların arkasında nasıl bir strateji var?

Afrika’yı tek bir pazar olarak görmemek gerekiyor. Ülkelerin ekonomik yapıları, iklimleri, sektörleri ve ihtiyaçları birbirinden farklı.

Ancak birçok Afrika ülkesinde gıda üretimi, balıkçılık, tarım, depolama ve lojistik geliştikçe soğuk zincir ihtiyacı da büyüyor. Soğutmanın burada yalnızca endüstriyel bir ekipman meselesi olmadığını düşünüyoruz.

Üretilen gıdanın korunabilmesi, balığın veya tarımsal ürünün bozulmadan pazara ulaştırılması ekonomik değer kaybını da doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle pazarı masa başından değerlendirmek yerine sahaya gitmenin, yerel firmalarla görüşmenin ve gerçek ihtiyacı anlamanın daha doğru olduğuna inanıyoruz.

2026 yılında Termodizayn, TİM ve Ticaret Bakanlığı koordinasyonundaki organizasyonlarla Etiyopya, Fas, Tanzanya ve Gine’de iş görüşmelerine katıldı. Şirketin bu pazarlarda özellikle endüstriyel buz makineleri, soğuk depolama ve sıcak iklim şartlarına uygun mobil sistemleri öne çıkardığı görülüyor.

“İhracatta aynı ürünü her ülkeye satmak yeterli değil”

Bir Türk üreticisinin ihracatta kalıcı olabilmesi için sizce yalnızca kaliteli ürün üretmesi yeterli mi?

Kaliteli ürün başlangıç noktası ama tek başına yeterli değil.

İhracatta ürününüzün gittiği ülkenin şartlarını anlamanız gerekiyor. İklim farklı olabilir, kullanım alışkanlığı farklı olabilir, teknik servis beklentileri veya enerji altyapısı farklı olabilir.

Ayrıca ürün satıldıktan sonra müşterinin yalnız bırakılmaması gerekiyor. Yedek parça, servis, teknik destek ve doğru iletişim uzun vadeli ticaretin önemli parçaları.

Bir ülkeye bir defa makine göndermek ihracat olabilir; ancak o pazarda tekrar tercih edilmek ve sürdürülebilir bir müşteri ağı oluşturmak çok farklı bir konu.

Biz ihracata bu ikinci açıdan bakmaya çalışıyoruz.

Termodizayn, yurt dışındaki servis ve satış ağını kurumsal yapısının parçalarından biri olarak tanımlıyor; şirketin kendi bilgilerine göre ürünler Avrupa, Asya, Afrika ve Arap ülkelerinde satılıyor.


Ürün gamınıza baktığımızda klasik soğuk depoların yanında konteyner tipi sistemler ve mobil çözümler dikkat çekiyor. Mobil soğutmaya neden ihtiyaç duyuluyor?

Her soğutma ihtiyacı kalıcı bir bina içerisinde ortaya çıkmıyor.

Balıkçılıkta, tarım alanlarında, şantiyelerde, geçici üretim bölgelerinde veya altyapının henüz gelişmediği yerlerde hızlı şekilde devreye alınabilecek sistemlere ihtiyaç duyulabiliyor.

Konteyner tabanlı veya mobil sistemlerin önemli avantajı burada ortaya çıkıyor. Ürünü mümkün olduğunca fabrikada tamamlayıp test ederek kullanıcının bulunduğu yere sevk edebiliyorsunuz.

Bu hem kurulum süresini azaltıyor hem de dünyanın farklı noktalarında belirli bir üretim standardını korumayı kolaylaştırıyor.

Özellikle gelişmekte olan pazarlarda bunun daha fazla önem kazanacağını düşünüyoruz.

Termodizayn’ın ürün grubunda mobil ve konteyner tipi soğutma ve buz üretim sistemleri bulunuyor. Şirket, Gine çalışmalarında da konteyner tipi mobil çözümleri özellikle bölgesel ihtiyaçlara yönelik ürünler arasında konumlandırdı.

“Enerji verimliliği artık tercihten çok mühendislik zorunluluğu”

Soğutma sektörü aynı zamanda yüksek enerji tüketimiyle ilişkili bir sektör. Enerji verimliliği ürün geliştirmede ne kadar belirleyici hale geldi?

Çok daha belirleyici hale geliyor.

Soğutma sistemlerinde yalnızca makinenin satın alma maliyetine bakmak doğru değil. Sistem yıllarca çalışacağı için elektrik tüketimi toplam sahip olma maliyetinde çok önemli bir pay oluşturuyor.

Bu nedenle doğru kapasite seçimi, kompresör-kondenser-evaporatör uyumu, kontrol sistemleri ve çalışma koşullarına uygun tasarım giderek daha önemli hale geliyor.

Daha büyük makine her zaman daha iyi makine değildir. Gereğinden büyük veya yanlış tasarlanmış bir sistem de enerji kaybına neden olabilir.

Önümüzdeki dönemde enerji verimliliğinin hem çevresel beklentiler hem de işletme maliyetleri nedeniyle sektörün temel rekabet alanlarından biri olmaya devam edeceğini düşünüyorum.

Termodizayn’ın güncel sektör değerlendirmelerinde de enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve akıllı teknolojiler soğutma endüstrisindeki dönüşümün temel başlıkları arasında gösteriliyor.


Yaklaşık 40 yıllık bir şirketin yöneticisi olarak, bugün Termodizayn için büyümeyi nasıl tanımlıyorsunuz? Daha fazla üretim mi, daha fazla ülke mi, yoksa daha farklı ürünler mi?

Büyümeyi yalnızca üretim adedi veya ulaşılan ülke sayısıyla ölçmenin yeterli olmadığını düşünüyorum.

Yeni pazarlara girmek elbette önemli. Ancak girdiğiniz pazarda kalıcı olabiliyor musunuz, müşteriniz sizi tekrar tercih ediyor mu, ürününüz farklı şartlarda beklenen performansı verebiliyor mu; bunlar da büyümenin göstergeleri.

Biz bir taraftan ihracat pazarlarımızı geliştirmek isterken diğer taraftan ürünlerimizi ve üretim altyapımızı geliştirmeye devam etmek istiyoruz.

Termodizayn’ın önümüzdeki dönemindeki hedefi, farklı coğrafyaların ihtiyaçlarına cevap verebilen ve kendi mühendislik çözümleriyle uluslararası pazarda rekabet eden bir Türk üreticisi olarak yoluna devam etmek.

Yerli üretimden farklı coğrafyalara

Termodizayn’ın yaklaşık dört on yıla yaklaşan gelişiminde dikkat çeken nokta, soğutma sistemleri imalatından başlayan faaliyetlerin zaman içerisinde ihracat, özel iklim koşullarına yönelik mühendislik ve mobil sistemlerle genişlemesi.

Şirketin 2026 yılında Afrika’da gerçekleştirdiği yoğun pazar çalışmaları ve son olarak Suudi Arabistan’daki Big 5 Construct Saudi katılımı da dış pazar arayışının devam ettiğini gösteriyor.

Güray Ürkmez’in çizdiği yaklaşımda ise ihracat, yalnızca Türkiye’de üretilen bir makinenin başka bir ülkeye gönderilmesinden ibaret değil. Ürünün kullanılacağı iklimi, altyapıyı ve sektörün gerçek ihtiyacını anlayarak o pazara uygun mühendislik geliştirebilmek, sürdürülebilir uluslararası büyümenin temelini oluşturuyor.

HD Söyleşi
Konuk: Güray Ürkmez
Görevi: CEO
Şirket: Termodizayn
Faaliyet alanı: Endüstriyel soğutma sistemleri ve buz makineleri
Kuruluş: 1987
Web: termodizayn.com

Reklam
Haber Gönder