Reklam ve yapı malzemeleri sektöründe edinilen tecrübenin ardından inşaat sektörüne adım atan Almanak İnşaat, bugün konut projelerinde güvenlik, konfor, estetik ve uzun vadeli değer yaklaşımını öne çıkarıyor. HD Söyleşi’de Almanak İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kınataş ile şirketin kuruluş hikâyesini, konutta güven kavramını, müşteri beklentilerindeki değişimi ve bir yapıyı uzun ömürlü kılan unsurları konuştuk.
Almanak İnşaat’ın geçmişinde yapı malzemeleri ve reklam sektöründeki ESG Yapı tecrübesi bulunuyor. Şirket, Gökhan Kınataş ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cihan Kınataş öncülüğünde inşaat sektöründeki faaliyetlerine başladı. Bugün Almanak İnşaat’ın proje portföyünde farklı konut projeleri bulunurken, şirket yeni projelerinde kalite, estetik ve güven kavramlarını temel yaklaşımı olarak tanımlıyor.
“İnşa ettiğiniz yapı yıllarca sizin adınızı taşıyor”
Almanak İnşaat’ın temelinde yapı ve reklam malzemeleri sektöründen gelen bir tecrübe var. İnşaat sektörüne girme kararınız nasıl ortaya çıktı?
Yapı sektörüne aslında tamamen dışarıdan gelmedik. ESG Yapı ve Reklam Malzemeleri ile uzun yıllar boyunca yapı sektörünün içerisinde yer aldık. Malzemeyi, uygulamayı, sektörün ihtiyaçlarını ve işin ticari tarafını yakından tanıma fırsatımız oldu.
Zaman içerisinde bu bilgi ve tecrübeyi kendi projelerimizi geliştirebileceğimiz bir yapıya dönüştürme düşüncesi oluştu ve Almanak İnşaat böyle ortaya çıktı.
Ancak inşaat sektörüne girdiğinizde sorumluluğun boyutu da değişiyor. Artık sattığınız yalnızca bir ürün değil; insanların uzun yıllar yaşayacağı, çocuklarını büyüteceği ve hayatının önemli bir bölümünü geçireceği bir yapı.
Bu nedenle yaptığınız her projenin aynı zamanda şirketinizin uzun yıllar taşıyacağı bir imza olduğuna inanıyorum.
Sitenizde “Farkımız yapılarımızdır” ifadesini özellikle kullanıyorsunuz. Bu sizin için ne ifade ediyor?
Bir inşaat şirketini anlatmanın en doğru yolunun yaptığı yapılar olduğunu düşünüyorum.
Elbette her şirket kalite, güven veya müşteri memnuniyetinden söz edebilir. Ancak sonunda insanlar sizin ne söylediğinizden çok ne yaptığınıza bakıyor.
Kullandığınız malzemeden mimariye, işçiliğin kalitesinden teslim sonrasındaki yaklaşımınıza kadar bütün unsurlar ortaya çıkan yapıda kendisini gösteriyor.
“Farkımız yapılarımızdır” derken aslında bunu anlatmaya çalışıyoruz. Bir projeyi teslim ettiğiniz gün ilişkiniz sona ermiyor. O bina yıllarca orada kalıyor ve sizin hakkınızda konuşmaya devam ediyor.
Almanak İnşaat’ın yayımladığı kalite politikasında da müşteri memnuniyeti, yapıların firma garantisi altında tutulması, zamanında teslim, teknoloji kullanımı ve özgün yapılar geliştirme yaklaşımı öne çıkarılıyor.
“Konut satın alan insan önce güven satın alıyor”
Bugün bir konut projesinde müşterinin ilk beklentisi sizce nedir? Fiyat mı, lokasyon mu, kalite mi?
Bunların hepsi önemli ama temelde güven olduğunu düşünüyorum.
Konut, insanların hayatları boyunca yaptığı en büyük yatırımlardan biri. Dolayısıyla yalnızca metrekare veya fiyat üzerinden değerlendirilebilecek bir ürün değil.
Müşteri öncelikle aldığı yapının güvenli olmasını, söz verilen özelliklerin yerine getirilmesini ve karşısında gerektiğinde ulaşabileceği bir firma bulunmasını istiyor.
Bundan sonra konum, mimari, sosyal alanlar, malzeme kalitesi ve fiyat gibi unsurlar devreye giriyor.
Bizim yaklaşımımızda satış tamamlandıktan sonra da yapının arkasında durmak önemli. Çünkü uzun vadeli marka güveninin ancak bu şekilde oluşabileceğine inanıyoruz.
Türkiye deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke. Konutta güvenlik sizin proje yaklaşımınızda nasıl bir yere sahip?
Güvenlik bir projeye sonradan eklenebilecek bir özellik değil. Tasarım aşamasından itibaren sürecin içerisinde olması gerekiyor.
Mevzuata uygunluk zaten tartışılmaz bir zorunluluk. Ancak bir inşaat şirketinin sorumluluğunun yalnızca yasal şartları yerine getirmekle sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum.
Zemin, proje, kullanılan malzeme, uygulama kalitesi ve denetim birbirinden bağımsız değerlendirilemez.
Sonuçta insanlar size yalnızca parasını değil, yaşayacağı yapıya duyacağı güveni de emanet ediyor. Bu nedenle güvenlik bizim açımızdan pazarlama konusu değil, işin temel şartlarından biri.
“Bir bina bulunduğu çevreden bağımsız düşünülemez”
Başkan mesajınızda çevre ve topluma karşı sorumluluğunuzu özellikle vurguluyorsunuz. Bir inşaat şirketinin çevreye karşı sorumluluğu nerede başlıyor?
Bir yapıyı yalnızca kendi parseli içerisinde değerlendirmemek gerekiyor.
Yaptığınız bina bulunduğu mahallenin görüntüsünü, yaşam biçimini ve çevreyle olan ilişkisini de etkiliyor. Bu nedenle mimariyi, yeşil alanları ve yapının çevresiyle kurduğu ilişkiyi önemsiyoruz.
Biz güvenliğin, konforun ve estetiğin birlikte bulunabileceği yaşam alanları oluşturmayı hedefliyoruz. Bunun yanında mevcut doğal değerlerin mümkün olduğunca korunması gerektiğine inanıyoruz.
Çünkü bugün yaptığımız bir yapı yalnızca bugünün kullanıcısına ait olmayacak. Yıllar sonra da kullanılmaya devam edecek.
Bu nedenle benim için “geleceğe yatırım” ifadesinin karşılığı yalnızca ekonomik değer değildir; yaşanabilir ve kalıcı çevreler oluşturabilmektir.
Şirketin yayımlanan misyonunda güvenlik, konfor, kalite ve estetiğin birlikte ele alınması ve yeşilin mümkün olduğunca korunduğu yaşam alanlarının oluşturulması hedefleniyor.
Mimari estetikle fonksiyonellik arasında nasıl bir denge kurulmalı?
Sadece güzel görünen ama içerisinde yaşaması zor bir yapı başarılı değildir. Aynı şekilde yalnızca fonksiyon üzerinden tasarlanmış, bulunduğu çevreye ve insanın estetik beklentisine cevap vermeyen bir yapı da eksik kalır.
İyi bir konutta bu iki tarafın birlikte çözülmesi gerekiyor.
İnsanların günlük hayatlarını düşünmek gerekiyor: Evin kullanım biçimi, ışık alması, alanların birbirleriyle ilişkisi, depolama ihtiyacı ve ortak alanların nasıl kullanılacağı gibi konular en az dış görünüş kadar önemli.
Bizim için mimari, uzaktan bakıldığında güzel görünen bir bina yapmak değil; içerisinde yaşayan insanın hayatını kolaylaştıran bir yapı ortaya çıkarmaktır.
“Müşterinin beklentisi artık yalnızca dört duvar değil”
Konut müşterisinin beklentileri geçmişe göre değişti mi?
Ciddi biçimde değiştiğini düşünüyorum.
Geçmişte lokasyon, oda sayısı ve fiyat daha belirleyici olabilirken bugün müşteriler çok daha fazla ayrıntıya bakıyor.
Malzeme kalitesi, yalıtım, otopark, ortak kullanım alanları, enerji giderleri, mimari, çevre düzenlemesi ve hatta yapının ileride oluşturacağı bakım maliyetleri satın alma kararını etkiliyor.
İnternetle birlikte müşterinin bilgiye ulaşması da kolaylaştı. İnsanlar artık projeleri çok daha rahat karşılaştırabiliyor.
Bu da inşaat şirketlerini yalnızca daha iyi pazarlama yapmaya değil, gerçekten daha iyi ürün ortaya koymaya zorluyor. Bence sektör açısından bu olumlu bir gelişme.
Almanak İnşaat projelerinin önemli bölümünü Ordu ve çevresinde görüyoruz. Bir bölgeyi iyi tanımak proje geliştirmede avantaj sağlıyor mu?
Kesinlikle sağlıyor.
Bir bölgenin yalnızca arsa değerini bilmek yeterli değil. İnsanların yaşam alışkanlıklarını, ulaşım ihtiyaçlarını, hangi bölgelerin geliştiğini ve ailelerin konuttan ne beklediğini de anlamanız gerekiyor.
Yerel bilgiyi doğru mimari ve doğru yatırım kararıyla birleştirebildiğinizde daha sağlıklı projeler geliştirebiliyorsunuz.
Biz de projelerimizi geliştirirken bulunduğumuz bölgenin yapısını dikkate almaya çalışıyoruz.
Şirketin mevcut proje sayfasında Kumbaşı’ndaki Askalan Villaları’nın yanı sıra Beşok Apartmanı, Gönül Apartmanı, Almanak Konakları, Eylül Life, Grand Efe ve Best Home gibi tamamlanmış satışlara sahip projeler listeleniyor. Şirket merkezi ise Perşembe, Ordu’da bulunuyor.
“Geleceği inşa etmek bugünü doğru okumaktan geçiyor”
Almanak İnşaat’ın vizyonunu “Var olan değerleri kullanarak geleceği inşa etmek” şeklinde tanımlıyorsunuz. Önümüzdeki dönemde nasıl bir Almanak İnşaat görmeyi hedefliyorsunuz?
Bizim için büyüme yalnızca daha fazla bina yapmak anlamına gelmiyor.
Yaptığınız projelerin bulunduğu bölgeye değer katması, insanların uzun yıllar memnuniyetle yaşayacağı yapılar ortaya çıkarması ve Almanak ismine duyulan güveni güçlendirmesi daha önemli.
Yeni projeler geliştirirken de kalite anlayışımızdan vazgeçmeden, günün ihtiyaçlarını ve değişen yaşam alışkanlıklarını dikkate almak istiyoruz.
Teknoloji değişiyor, mimari değişiyor, insanların evlerinden beklentileri değişiyor. İnşaat şirketlerinin de bu değişimi takip etmesi gerekiyor.
Ancak ne kadar değişirse değişsin bazı temel değerlerin aynı kalacağını düşünüyorum: Güvenli yapı, doğru işçilik, verilen sözün arkasında durmak ve müşterinin aldığı yapıya yıllar sonra da güvenebilmesi.
Biz Almanak İnşaat’ın geleceğini bu temel üzerinde şekillendirmek istiyoruz.
Yapının ötesinde kalıcı bir marka arayışı
Almanak İnşaat’ın kurumsal yaklaşımında konut, yalnızca tamamlanıp satılan fiziksel bir ürün olarak ele alınmıyor. Şirketin yayımladığı mesajlarda yapıların uzun vadeli sorumluluğu, müşteri memnuniyeti, çevreyle ilişki ve geleceğe bırakılacak değer üzerinde duruluyor.
Gökhan Kınataş’ın yaklaşımında da inşaat şirketinin gerçek itibarı reklam söyleminden çok, yıllar sonra hâlâ kullanılan yapıların niteliği ve o yapılarda yaşayan insanların şirkete duyduğu güvenle şekilleniyor.
HD Söyleşi
Konuk: Gökhan Kınataş
Görevi: Yönetim Kurulu Başkanı
Şirket: Almanak İnşaat
Faaliyet alanı: İnşaat, konut ve proje geliştirme
Merkez: Ordu
Web: almanakinsaat.com.tr


