Reklam

Koç Holding’den Avrupa Sanayi Politikası İçin “Made with EU” Çağrısı

15 Ekim 2026

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Brüksel’de düzenlenen AB–Türkiye İş Zirvesi’nde Avrupa’nın yeni sanayi politikalarının Türkiye ile mevcut üretim ve tedarik zinciri entegrasyonunu koruyacak şekilde geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Çakıroğlu, “Made in EU” yaklaşımı yerine Türkiye gibi Avrupa Birliği ile güçlü üretim bağlarına sahip ülkeleri de kapsayan “Made with EU” modelinin benimsenmesini önerdi.

13 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen zirvede Gümrük Birliği’nin 30 yıllık yapısı ve Türkiye–AB ekonomik ilişkilerinin geleceği ele alındı. Çakıroğlu, mevcut yapının yalnızca ticareti değil, yatırım, ortak üretim ve tedarik zincirleri üzerinden oluşmuş geniş bir sanayi entegrasyonunu temsil ettiğini vurguladı.

Koç Holding CEO’su, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü artırma, stratejik bağımlılıklarını azaltma ve sanayi kapasitesini güçlendirme hedeflerinin Türkiye ile mevcut ekonomik bütünleşme dikkate alınarak yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Çakıroğlu, Türkiye’de üretilen ürün ve bileşenlerin Avrupa’nın kamu alımları ve destek mekanizmalarında değerlendirilmesinin de bu yaklaşımın parçası olması gerektiğini belirtti.

Açıklamada ayrıca iş dünyasının uzun vadeli yatırım kararları açısından güven ve öngörülebilirliğin önemine dikkat çekildi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin Türkiye ile Avrupa arasındaki üretim ve ticaret ilişkilerinin yeni sanayi politikalarına uyarlanmasında önemli bir araç olabileceği değerlendirildi.

Gelişmenin Özeti

Şirket: Koç Holding
Açıklamayı Yapan: CEO Levent Çakıroğlu
Etkinlik: AB–Türkiye İş Zirvesi
Yer: Brüksel
Tarih: 13 Ekim 2026
Ana Başlık: Türkiye–AB sanayi ve üretim entegrasyonu
Öneri: “Made in EU” yerine “Made with EU” yaklaşımı
Odak Alanları: Gümrük Birliği, üretim, yatırım, tedarik zincirleri ve sanayi politikaları
Gelişmenin Niteliği: Kurumsal politika açıklaması

Koç Holding’in “Made with EU” yaklaşımı, Türkiye’nin Avrupa sanayi politikalarında yalnızca dış ticaret ortağı olarak değil, üretim ve tedarik zincirlerinin entegre bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşünü öne çıkarıyor. Açıklama doğrudan yeni bir yatırım veya anlaşma içermese de Türkiye–AB sanayi ilişkileri açısından büyük ölçekli özel sektörün pozisyonunu ortaya koyması bakımından önem taşıyor.

Reklam
Reklam
Haber Gönder →