Reklam

Levent Karapazarlıoğlu: “Teknolojiyi kurmak yetmiyor, sistemi yaşatmak gerekiyor”

19 Ekim 2026

Profesyonel ses, görüntü ve sahne sistemleri alanında edindiği deneyimin ardından kurumsal kariyerinden ayrılarak Sonopto’yu kuran Levent Karapazarlıoğlu, yeni girişiminde ürün satışından çok sistemlerin kurulması, işletilmesi ve sürdürülebilirliğine odaklanıyor. HD Söyleşi’de Karapazarlıoğlu ile girişimcilik kararını, profesyonel AV sektöründeki değişimi, kurumların teknoloji yatırımlarında yaptığı hataları ve Sonopto’nun kuruluş yaklaşımını konuştuk.

Levent Karapazarlıoğlu, profesyonel ses, ışık ve görüntü teknolojileri alanındaki sektör deneyiminin ardından EMN Teknoloji’deki görevinden ayrılarak kendi girişimi Sonopto Ses Işık Görüntü Sistemleri’ni hayata geçirdi. Karapazarlıoğlu, kuruluş sürecini duyurduğu LinkedIn paylaşımında edindiği bilgi ve tecrübeyi artık kendi vizyonu doğrultusunda değerlendirmek istediğini belirtti.

Ankara merkezli Sonopto bugün profesyonel ses, görüntü ve sahne sistemlerinde kurulum ve montajdan bakım-onarıma, teknik danışmanlıktan cihaz ve yedek parça tedarikine kadar farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. Şirket özellikle kurumsal müşteriler ve teknoloji firmaları için sistemlerin tüm yaşam döngüsünü yönetmeye odaklanan bir yapı ortaya koyuyor.

“Bir noktadan sonra kendi yaklaşımınızı hayata geçirmek istiyorsunuz”

Uzun süre sektörün içerisinde çalıştıktan sonra kendi şirketinizi kurma kararını nasıl aldınız?

Aslında bu karar bir günde verilmiş bir karar değildi. Profesyonel ses, görüntü ve sistem entegrasyonu alanında çalıştıkça hem sektörün nasıl işlediğini hem de müşterilerin hangi noktalarda gerçek anlamda desteğe ihtiyaç duyduğunu görüyorsunuz.

Bir süre sonra edindiğiniz tecrübeyi kendi çalışma anlayışınız doğrultusunda hayata geçirmek istiyorsunuz.

Sonopto’nun ortaya çıkışında da bu düşünce etkili oldu. Sadece ürün sağlayan değil, müşterinin ihtiyacını anlayan, sistemi kuran ve sonrasında da onun çalışmaya devam etmesini sağlayan bir yapı oluşturmak istedim.

Kurumsal bir yapıdan ayrılıp kendi şirketinizi kurmak elbette kolay bir karar değil. Ancak belirli bir tecrübeye ulaştıktan sonra kendi vizyonunuzu ortaya koymak da girişimciliğin doğal aşamalarından biri olabiliyor.


Sonopto’yu klasik bir ses ve görüntü sistemleri şirketinden hangi noktada ayırmak istiyorsunuz?

Sektörde çoğu zaman ürün üzerinden konuşuluyor. Hangi hoparlör, hangi ekran, hangi mikrofon veya hangi kontrol sistemi kullanılacak gibi.

Ancak müşterinin asıl ihtiyacı çoğu zaman cihaz değil, çalışan bir sistem.

Bir toplantı salonunda onlarca farklı ürün kullanabilirsiniz ama toplantı başladığında mikrofon çalışmıyorsa veya görüntü doğru şekilde aktarılamıyorsa oradaki tüm yatırımın değeri düşüyor.

Bu nedenle bizim yaklaşımımızda sistemin tasarlanması, doğru kurulması, devreye alınması, bakımının yapılması ve gerektiğinde hızlı müdahale edilmesi bir bütün.

Sonopto’yu da bu anlayış üzerine kurmaya çalışıyoruz.

Şirketin kurumsal anlatımında da Sonopto kendisini sistemleri yalnızca kuran değil, “yaşatan ve işleten” teknik operasyon partneri olarak tanımlıyor.

“En pahalı ekipman her zaman en doğru çözüm değildir”

Profesyonel ses ve görüntü sistemlerinde kurumların en sık yaptığı hata nedir?

Teknoloji yatırımlarında sık gördüğümüz hatalardan biri ihtiyacı belirlemeden ürünü belirlemek.

Önce bir marka veya ürün seçiliyor, daha sonra o ürünün mevcut ihtiyaca nasıl uyarlanacağı düşünülüyor.

Bence sürecin tam tersine işlemesi gerekiyor.

Önce salonun veya binanın nasıl kullanılacağını, kaç kişinin sistemi kullanacağını, hangi uygulamalara ihtiyaç duyulduğunu ve ileride sistemin nasıl büyüyebileceğini anlamak gerekiyor.

Bundan sonra ürün seçilmeli.

En pahalı cihaz her zaman en iyi sistem anlamına gelmez. Önemli olan birbirleriyle uyumlu ürünlerin doğru mühendislikle bir araya getirilmesi.


Sonopto’nun hizmetlerinde bakım ve satış sonrası destek oldukça belirgin. Neden bu alanı özellikle öne çıkarıyorsunuz?

Çünkü profesyonel AV sistemlerinin önemli sorunlarından biri kurulum tamamlandıktan sonra başlıyor.

Bir sistem ilk gün çok iyi çalışabilir. Ancak zaman içerisinde yazılımlar güncelleniyor, kablolar ve bağlantılar kontrol gerektiriyor, cihazların çalışma koşulları değişebiliyor veya kullanıcı kaynaklı problemler ortaya çıkabiliyor.

Özellikle toplantı salonu, otel, okul veya kamu kurumu gibi alanlarda sistemin ihtiyaç duyulduğu anda çalışmaması ciddi bir operasyonel problem oluşturuyor.

Bu nedenle bizim için bakım, satış sonrasında verilen ek bir hizmet değil; kurulan sistemin yaşam döngüsünün doğal bir parçası.

Sonopto da kurumsal sitesinde kurulum, bakım ve onarım, danışmanlık ile satış-tedarik hizmetlerini aynı yapı içerisinde sunuyor.

“AV sistemleri artık birbirinden bağımsız cihazlardan oluşmuyor”

Ses ve görüntü teknolojilerindeki en önemli değişim sizce nedir?

Sistemlerin giderek daha fazla birbirine bağlanması.

Eskiden ses sistemi, görüntü sistemi ve kontrol sistemi birbirinden daha bağımsız düşünülebiliyordu. Bugün ise IP tabanlı altyapılar, ağ üzerinden ses ve görüntü aktarımı, merkezi kontrol sistemleri ve uzaktan yönetim giderek daha fazla kullanılıyor.

Bu da sektörde çalışan firmaların yalnızca cihaz bilgisine sahip olmasını yeterli olmaktan çıkarıyor.

Ağ altyapısını, yazılımı, entegrasyonu ve kullanıcı deneyimini de anlamanız gerekiyor.

Dolayısıyla sektör aslında klasik ses ve görüntü ekipmanı satışından, daha kapsamlı bir teknoloji entegrasyonu alanına doğru ilerliyor.


Toplantı salonları, oteller, okullar ve kamu kurumları gibi birbirinden farklı alanlarda çalışıyorsunuz. Bu alanların teknoloji beklentileri birbirinden ne kadar farklı?

Oldukça farklı.

Bir toplantı salonunda en önemli konu görüşmenin kesintisiz sürmesi olabilirken, bir otelde yüzlerce oda televizyonunun veya balo salonunun sürekli çalışması önem kazanıyor.

Bir okulda anons sistemi veya tören alanı kritik olabilir. Kamu kurumlarında ise toplantı, konferans, oylama veya bilgilendirme sistemleri çok daha farklı ihtiyaçlar ortaya çıkarabiliyor.

Bu nedenle “her müşteriye aynı çözüm” yaklaşımının doğru olmadığını düşünüyorum.

Teknik çözüm, o kurumun operasyonuna göre tasarlanmalı.

Sonopto’nun mevcut çözüm portföyünde konferans ve toplantı salonları, eğitim kurumları, oteller ile kamu kurumları ve belediyeler ayrı hizmet alanları olarak ele alınıyor.

“Teknoloji görünmez olduğunda görevini doğru yapıyor”

İyi tasarlanmış bir ses ve görüntü sistemini kullanıcı açısından nasıl tanımlarsınız?

Kullanıcının teknolojiyle uğraşmak zorunda kalmadığı sistem diyebilirim.

Bir toplantıya giren kişinin hangi cihazın hangi protokolle çalıştığını bilmesine gerek olmamalı. Mikrofonu açtığında çalışmalı, sunumunu başlattığında görüntü gelmeli.

Teknoloji kullanıcıya kendisini sürekli hatırlatıyorsa çoğu zaman orada kullanım veya tasarım problemi vardır.

Bizim yaptığımız işin önemli kısmı da teknik olarak karmaşık bir altyapıyı kullanıcı açısından mümkün olduğunca basit hale getirmek.

Sonuçta müşteri teknolojiyi yönetmek için değil, kendi işini yapmak için o sistemi satın alıyor.


B2B tarafında başka teknoloji firmalarına da teknik operasyon desteği veriyorsunuz. Bu model nasıl çalışıyor?

Sektörde her firmanın her şehirde veya her teknik alanda kendi ekibini oluşturması mümkün olmayabiliyor.

Bir teknoloji firması farklı bir şehirde proje aldığında kurulum, devreye alma veya bakım konusunda güvenebileceği saha partnerine ihtiyaç duyabiliyor.

Biz bu noktada müşterinin karşısına rakip bir marka olarak çıkmak yerine, iş ortağımızın teknik ekibinin devamı gibi hareket edebiliyoruz.

Bu modelde güven ve gizlilik çok önemli.

Sahada kimin adına çalışıyorsanız o iş ilişkisinin sınırlarına saygı göstermeniz gerekiyor. Uzun vadeli B2B iş birliklerinin ancak bu şekilde kurulabileceğine inanıyorum.

Sonopto da B2B iş birliklerinde müşteri gizliliğine önem verdiğini ve gerektiğinde partner firmaların kendi ekibinin uzantısı olarak sahada görev yaptığını açık biçimde belirtiyor.

“Kendi şirketini kurmak teknik bilgiden daha fazlasını gerektiriyor”

Kurumsal bir şirkette çalışmakla kendi şirketinizi yönetmek arasındaki en büyük fark ne oldu?

Kendi şirketinizi kurduğunuzda yalnızca bildiğiniz işi yapmıyorsunuz.

Teknik konuların yanında müşteri ilişkileri, finans, teklif, operasyon, satın alma, satış sonrası hizmet ve şirketin geleceğine ilişkin kararlarla da ilgilenmeniz gerekiyor.

Bu anlamda girişimcilik insanı farklı düşünmeye zorluyor.

Kurumsal hayatta belirli bir sorumluluk alanınız varken kendi şirketinizde ortaya çıkan her sorunun bir şekilde size ulaşması mümkün.

Zor tarafı bu ama aynı zamanda en motive edici yanı da bu. Aldığınız kararların sonucunu doğrudan görüyorsunuz ve oluşturduğunuz yapının hangi yönde gelişeceğine kendiniz karar verebiliyorsunuz.


Sonopto’yu birkaç yıl sonra nasıl bir noktada görmek istiyorsunuz?

Büyümeyi yalnızca daha fazla cihaz satmak veya daha fazla proje yapmak şeklinde değerlendirmiyorum.

Bizim için önemli olan teknik yeterliliği güçlü, müşterisinin uzun süre birlikte çalışmak istediği ve özellikle satış sonrası hizmet tarafında güven duyulan bir şirket oluşturmak.

Profesyonel AV sektöründe teknolojiler sürekli değişiyor. Dolayısıyla bizim de sürekli öğrenen ve kendisini geliştiren bir yapı kurmamız gerekiyor.

Sonopto’nun zaman içerisinde yalnızca belirli projelerin yüklenicisi değil; şirketlerin ses, görüntü ve sahne teknolojileri konusunda uzun vadeli teknik çözüm ortağı olarak konumlanmasını hedefliyoruz.

Kurumsal kariyerden kendi teknoloji girişimine

Levent Karapazarlıoğlu’nun Sonopto ile attığı adımın merkezinde yalnızca yeni bir şirket kurmak değil, profesyonel AV sektöründeki deneyimini kendi hizmet modeli etrafında şekillendirmek bulunuyor.

Sonopto’nun mevcut yapısı da bu yaklaşımın ilk işaretlerini veriyor. Şirket bugün kurulumu yapılan ekipmanların ötesinde bakım, teknik destek, danışmanlık ve B2B saha operasyonlarını aynı hizmet zincirinin parçaları olarak konumlandırıyor. Kurumsal sitesinde KOSGEB X Garaj Teknoloji Geliştirme Merkezi gibi LED video wall çalışmaları da referans projeler arasında yer alıyor.

Karapazarlıoğlu açısından bundan sonraki önemli aşama ise kurumsal çalışma hayatında edinilen teknik ve sektörel birikimin, kendi adıyla geliştirdiği sürdürülebilir bir şirket kültürüne ve uzun vadeli müşteri ilişkilerine dönüşmesi olacak.

HD Söyleşi
Konuk: Levent Karapazarlıoğlu
Girişim: Sonopto Ses Işık Görüntü Sistemleri
Faaliyet alanı: Profesyonel ses, görüntü ve sahne sistemleri
Merkez: Ankara
Web: sonopto.com

Reklam
Reklam
Haber Gönder →