Reklam

Veri Sahibi Olmak Yetmiyor: Şirketler Veriyi Karara Dönüştürebiliyor mu?

Bugün neredeyse her şirket çok miktarda veri üretiyor.

  • Satış rakamları var.
  • Müşteri kayıtları var.
  • Stok bilgileri var.
  • Muhasebe kayıtları var.
  • Web sitesi istatistikleri var.

Teklifler, siparişler, tahsilatlar ve üretim verileri farklı sistemlerde tutuluyor.

Ancak önemli bir soru çoğu zaman cevapsız kalıyor:

Şirket bu verilerden gerçekten karar üretmeyi başarabiliyor mu?

Çünkü veri sahibi olmak ile veriyi yönetebilmek aynı şey değildir.

Reklam

Rapor çok, bilgi az olabilir

Bazı işletmeler onlarca rapor üretir.

Her ay Excel dosyaları hazırlanır.

Grafikler oluşturulur.

Satış rakamları yönetime gönderilir.

Fakat raporlar karar değiştirmiyorsa yalnızca kayıt tutma işlevi görüyor olabilir.

Örneğin “satışlar yüzde 10 düştü” bir veridir.

Ama yönetimin ihtiyacı olan asıl bilgi şudur:

Neden düştü?

Hangi ürünlerde düştü?

Hangi müşterilerde düştü?

Belirli bir bölgede mi sorun var?

Fiyat nedeniyle mi?

Rakip nedeniyle mi?

Stok bulunmadığı için mi?

Verinin yönetim açısından değer kazanması için neden ve sonuç ilişkisine yaklaşması gerekir.

Her şeyi ölçmek gerekli değildir

Dijital sistemlerin gelişmesi şirketlere neredeyse sınırsız ölçüm imkânı sağladı.

Ancak ölçülebiliyor olması her verinin önemli olduğu anlamına gelmez.

Çok fazla gösterge takip edildiğinde yöneticilerin dikkati dağılabilir.

Önemli olan şirketin hedeflerini gerçekten etkileyen göstergeleri belirlemektir.

Örneğin satış şirketi için;

  • tekliflerin satışa dönüşme oranı,
  • müşteri başına kârlılık,
  • ortalama tahsilat süresi,
  • tekrar sipariş oranı

toplam telefon görüşmesi sayısından daha değerli olabilir.

Üretim şirketinde ise;

  • fire oranı,
  • kapasite kullanımı,
  • zamanında teslimat,
  • plansız duruş süresi

çok daha anlamlı göstergeler olabilir.

Geçmişi görmek yetmez

Şirketlerde raporlama çoğu zaman geçmişe bakar.

Geçen ay ne oldu?

Geçen yıl ne kadar sattık?

Gider ne kadar arttı?

Bunlar gereklidir.

Ancak yönetimin asıl görevi gelecek hakkında karar vermektir.

Bu nedenle iyi veri sistemi yalnızca geçmişi göstermemeli, yönetime erken sinyal de vermelidir.

Örneğin tahsilat süreleri sürekli uzuyorsa şirket nakit sorunu yaşamadan önce bunu görebilmelidir.

Stok devir hızı düşüyorsa fazla stok oluşmadan müdahale edilebilmelidir.

Belirli müşteriler siparişlerini azaltıyorsa müşteri tamamen kaybedilmeden sebebi araştırılmalıdır.

Yanlış veri doğru kararı engeller

Veriyle yönetimin temel şartlarından biri verinin güvenilir olmasıdır.

Aynı müşteri üç farklı sistemde farklı isimlerle kayıtlıysa analiz zorlaşır.

Stok kayıtları gerçek durumla uyuşmuyorsa raporlar yanıltıcı olur.

Satış personeli CRM sistemine bilgileri düzenli girmiyorsa satış tahminlerinin doğruluğu azalır.

Bu nedenle veri yönetimi yalnızca yazılım konusu değildir.

Aynı zamanda disiplin meselesidir.

Şirket içerisinde verinin;

kim tarafından,

ne zaman,

hangi formatta

ve hangi sisteme girileceği belli olmalıdır.

Excel kötü değildir, kontrolsüz Excel sorun olabilir

Birçok işletme faaliyetlerini Excel dosyaları üzerinden yönetir.

Bu her zaman yanlış değildir.

Küçük işletmeler için son derece pratik olabilir.

Sorun, aynı verinin farklı çalışanların bilgisayarlarında farklı dosyalar halinde tutulmasıyla başlar.

Hangi dosyanın güncel olduğu bilinmez.

Bir çalışan ayrıldığında önemli bilgiler kaybolabilir.

Formüller bozulabilir.

Versiyonlar karışabilir.

Bu noktada şirketin ihtiyacı mutlaka çok pahalı bir yazılım olmayabilir.

Asıl ihtiyaç tek ve güvenilir veri kaynağıdır.

Doğru gösterge davranışı değiştirir

Ölçülen şey, çalışanların davranışını da etkileyebilir.

Satış ekibi yalnızca ciro üzerinden değerlendiriliyorsa yüksek indirim yaparak daha fazla satış yapmaya yönelebilir.

Eğer kârlılık ve tahsilat da ölçülüyorsa davranış farklılaşır.

Üretim ekibi yalnızca üretim miktarıyla değerlendiriliyorsa kalite sorunları artabilir.

Kalite ve fire oranı da ölçüldüğünde denge oluşur.

Bu nedenle performans göstergeleri belirlenirken çok dikkatli olunmalıdır.

Yanlış gösterge, şirket içinde yanlış davranışı teşvik edebilir.

Şirketler nereden başlamalı?

Veriyle yönetim karmaşık bir teknoloji projesi olmak zorunda değildir.

İşletmeler birkaç temel adımla başlayabilir:

  • Önce şirket için gerçekten kritik 5–10 göstergeyi belirleyin.
  • Her göstergenin nasıl hesaplandığını standart hale getirin.
  • Verinin hangi sistemden alınacağını netleştirin.
  • Aynı bilginin farklı yerlerde tutulmasını mümkün olduğunca azaltın.
  • Verilerin güncel ve doğru olup olmadığını düzenli kontrol edin.
  • Sadece sonucu değil, sonucu oluşturan nedenleri de takip edin.
  • Raporları yalnızca göndermek için değil, karar almak için kullanın.
  • Her göstergenin sorumlusunu belirleyin.

Veri tek başına karar vermez

Veriye dayalı yönetim, yöneticinin yerini tablolara bırakması anlamına gelmez.

Rakamların yorumlanması gerekir.

Bir satış düşüşünün arkasında piyasa daralması olabilir.

Ama aynı düşüş belirli bir satış temsilcisinin bölgesinde yaşanıyorsa farklı bir neden bulunabilir.

Bu noktada sektör bilgisi, deneyim ve insan değerlendirmesi hâlâ önemlidir.

Doğru yaklaşım veriyi sezginin karşısına koymak değil, sezgiyi veriyle sınamaktır.

Yapay zekâ döneminde veri daha da önemli hale geliyor

Şirketler yapay zekâ uygulamalarını daha fazla kullanmaya başladıkça veri kalitesinin önemi de artıyor.

Çünkü yapay zekâ, kendisine verilen verinin kalitesinden tamamen bağımsız değildir.

Eksik, yanlış veya güncel olmayan bilgiler üzerine çalışan sistemler güvenilir sonuç üretemeyebilir.

Bu nedenle şirketlerin yapay zekâ yatırımlarından önce sorması gereken sorulardan biri de şudur:

“Bizim verimiz buna hazır mı?”

Veriyi düzenli tutmayan bir şirket, gelişmiş bir yapay zekâ sistemi satın alsa bile istediği verimi alamayabilir.

Asıl değer veri miktarında değil, alınan kararda

Gelecekte şirketlerin elindeki veri miktarı daha da artacak.

Ancak rekabet avantajı en fazla veriye sahip olan şirkette olmayabilir.

Asıl avantaj;

doğru veriyi seçebilen,

güvenilir biçimde toplayan,

doğru yorumlayan

ve zamanında karara dönüştüren işletmelerde olacaktır.

Çünkü bir rapor ancak şirketin davranışını değiştirdiğinde gerçek değer üretir.

Veri bize ne olduğunu söyler.

Analiz neden olduğunu anlamamıza yardım eder.

Yönetim ise bundan sonra ne yapılacağına karar verir.

Bu üçü birleşmediğinde şirket veri topluyor olabilir.

Ama henüz veriyle yönetiliyor sayılmaz.

Reklam
Haber Gönder