Reklam

Şirketiniz Gerçekten Büyüyor mu, Yoksa Sadece Daha Fazla İş mi Yapıyor?

Geçen yıl 20 çalışanı olan şirket bugün 35 kişiye ulaştı.

Cirosu arttı.

Daha büyük ofise taşındı.

Daha fazla müşterisi var.

İlk bakışta şirket büyümüş görünüyor.

Reklam

Ancak başka sorular sormaya başladığımızda tablo değişebilir.

Kâr arttı mı?

Çalışan başına verimlilik yükseldi mi?

Nakit akışı güçlendi mi?

Yönetim şirketi daha rahat mı kontrol ediyor?

Yoksa şirket yalnızca daha fazla insanla, daha fazla sorunla ve daha fazla maliyetle daha fazla iş mi yapıyor?

İş hacminin artması ile şirketin güçlenmesi aynı şey değildir.

Ciro büyümenin tek göstergesi değildir

Ciro önemli bir göstergedir.

Ancak tek başına şirketin sağlıklı büyüdüğünü göstermez.

Satışlar yüzde 30 artarken maliyetler yüzde 40 yükselmiş olabilir.

Bu durumda şirket daha fazla iş yaparken daha az kâr üretebilir.

Bu nedenle büyüme değerlendirilirken;

  • ciro,
  • brüt kâr,
  • net kâr,
  • nakit akışı,
  • borçluluk

birlikte değerlendirilmelidir.

Daha fazla çalışan her zaman daha fazla kapasite değildir

Şirketler iş yetişmediğinde ilk çözüm olarak yeni personel alabilir.

Ancak sorun süreçlerdeyse çalışan sayısının artırılması yalnızca maliyeti büyütür.

Örneğin bir iş üç farklı kişinin onayını beklediği için gecikiyorsa dördüncü kişiyi işe almak problemi çözmez.

Bu nedenle çalışan sayısı artmadan önce süreçlerin kapasitesi değerlendirilmelidir.

İyi büyüme yalnızca daha fazla insanla değil, mevcut insanların daha verimli çalışabildiği sistemlerle gerçekleşir.

Patronun işi artıyorsa büyüme sağlıklı olmayabilir

Şirket büyüdükçe şirket sahibinin her konuya daha fazla müdahale etmesi gerekiyorsa organizasyon yapısı büyümeyi takip edemiyor olabilir.

Sağlıklı büyümede şirket sahibinin;

günlük operasyon yerine,

strateji,

yatırım,

yeni pazarlar

ve gelecek planlarıyla daha fazla ilgilenebilmesi beklenir.

Şirket büyürken patron daha fazla yangın söndürüyorsa sistemin yeniden ele alınması gerekebilir.

Müşteri sayısı değil müşteri kalitesi

Yeni müşteri kazanmak büyümenin doğal parçasıdır.

Ancak bütün müşteriler aynı değeri yaratmaz.

Düşük marjlı,

uzun vadeli,

çok fazla operasyon yükü yaratan

ve sürekli fiyat baskısı oluşturan müşteriler ciroyu büyütürken şirketin kârlılığını düşürebilir.

Bu nedenle büyümenin kalitesi müşteri portföyü üzerinden de değerlendirilmelidir.

Şirket büyürken karmaşıklık da büyür

Küçük şirketlerde sorunlar hızlı çözülebilir.

Büyüdükçe;

daha fazla çalışan,

daha fazla müşteri,

daha fazla ürün,

daha fazla tedarikçi

ve daha fazla karar ortaya çıkar.

Bu karmaşıklığı yönetmek için sistem gerekir.

Organizasyon yapısı,

raporlama,

yetki devri,

veri yönetimi

ve standart süreçler şirket büyüdükçe daha önemli hale gelir.

Sistem gelişmeden yalnızca hacim büyürse şirket kendi büyüklüğünün altında ezilebilir.

Sağlıklı büyümenin işaretleri nelerdir?

Şirketler büyümeyi değerlendirirken yalnızca satış rakamına bakmamalıdır.

Şu göstergeler de önemlidir:

  • Kâr ciroyla birlikte artıyor mu?
  • Nakit akışı güçleniyor mu?
  • Borç yükü kontrol altında mı?
  • Çalışan başına üretim veya satış artıyor mu?
  • Müşteri başına kârlılık korunuyor mu?
  • Teslimat ve hizmet kalitesi düşüyor mu?
  • Yönetim şirketi daha rahat mı takip ediyor?
  • Kararlar daha hızlı mı alınabiliyor?
  • Şirket sahibine bağımlılık azalıyor mu?

Bu soruların önemli bölümünde olumsuzluk varsa büyüme yeniden değerlendirilmelidir.

Kontrollü büyüme yavaş büyüme değildir

Bazı işletmeler kontrollü büyümeyi temkinli veya yavaş büyümek olarak yorumlar.

Oysa kontrollü büyüme, büyümenin finansal ve operasyonel olarak yönetilebilmesi anlamına gelir.

Şirket hızlı da büyüyebilir.

Önemli olan büyümenin;

sermayeyle,

insan kaynağıyla,

üretim kapasitesiyle,

yönetim yapısıyla

uyumlu olmasıdır.

Aksi halde satış başarısı operasyonel probleme dönüşebilir.

Büyüklük ile güç aynı şey değildir

Büyük ofis,

çok sayıda çalışan,

yüksek ciro

ve fazla müşteri şirketin görünürlüğünü artırabilir.

Ancak güçlü şirketi asıl belirleyen farklı unsurlardır.

Kârlı mı?

Nakit üretiyor mu?

Sistemleri çalışıyor mu?

İnsanlara aşırı bağımlı mı?

Müşteri portföyü dengeli mi?

Beklenmeyen bir sorun karşısında dayanıklı mı?

Bunlar şirketin gerçek gücünü daha iyi gösterebilir.

Bu nedenle işletmelerin zaman zaman kendilerine şu soruyu sormaları gerekir:

“Biz gerçekten büyüyor muyuz, yoksa yalnızca daha fazla iş mi yapıyoruz?”

İki durum dışarıdan birbirine benzeyebilir.

Ancak uzun vadede sonuçları tamamen farklıdır.

Sağlıklı büyüme şirketi daha karmaşık hale getirirken aynı zamanda daha güçlü ve daha yönetilebilir hale getirmelidir.

Aksi halde büyüme başarı değil, taşınması giderek zorlaşan bir yük haline gelebilir.

Reklam
Haber Gönder